TOMBALA

Nedret Yıldız

14/09/2019
14
EYL
2019

Yenildik.
Yenseydik iyiydi.
Alacağımız puan ya da puanlar, daha önce söyledik; altın değerinde. 
Hazır değiliz, hazır olacak mıyız o da belli değil!
Gelin başa dönüp bir analiz yapalım;
“Yeni bir takımız, zamana ihtiyacımız var, oyuncuların uyumu ve fizik kalitesinin oturması 7-8 haftayı bulur.”
...
“Yeni bir takım oluşturuyoruz. 10-11 oyuncu gitti, 15-16 oyuncu katıldı. Dolayısıyla uyum sorunu mutlaka olacaktır.” 
...
“Mutlak kazanmaya ihtiyaç duyduğumuz bir maça çıkacağız. Hedefimiz de üç puana ulaşmak. Rakibimiz karşısında kazanarak ligde çıkışa geçmek ve galibiyet serisi yakalamak istiyoruz." 
...
“ Hiç bir takımdan çekinmeyecek, hiç oyun temposundan düşmeyecek ve aynı zamanda kazanmak için her şeyini ortaya koyacak bir Boluspor var. Belki bunlar sonuca yansımadı ama bundan sonra umarım yansıyacak. Bu hafta çok iyi bir sonuçla beraber yolumuza devam edeceğiz.”
...
Bu haftadan önce 1 puanda kalan, küme düşme sınırı altında ki iki takımın teknik direktörlerinin ağzından geçmişte dökülenler. 
Giresun ve Boluspor.
İlki, bir önceki maç sonrası, diğeri bu hafta ki maç öncesi. 
Benzer değil mi?
Serzeniş var, arkasından da umut. Her ikisinin de olması gayet normal. Çünkü bu ülkenin profesyonelleriler. Artık onlarda da ekmek aslanın ağzında. Ekmek yedikleri mesleklerinin bildikleri gerçekliklerinden uzak işlerini yapmaya çalışıyorlar. Yaptıklarına da iş denirse. 
Dünya futboluna entegre bir federasyona bağlı ligde ki takımlarda bu kadar plansızlık gerçekten düşündürücü. “Takım olmak” bireylerin tek vücut olup, aynı değerleri paylaşarak ortak hedefe kilitlenmeleridir. Bak! mental ve diğer derin çalışmalara girmedim daha. Bunların hepsi zamanla olur. Zaman yoksa; torbada tombala. Ya çıkar ya çıkmaz. İşte bu ortama mahkum edilen teknik adamlar bildikleri halde bilmedikleri işe zorlanırlar. Neredeyse tombala çekmeye. 
İşte her iki hoca da öyle yapıyor; bir çekiyor, olmadı, bir daha ki çekişte “inşallah”  diyor. Ama bildiklerinden, “tombalaya gerek yoktu aslında, kutudan çıkartılacak taşlarla satranç oynamak bizim işimiz” demeyi de ihmal etmiyorlar.
Ne yapsınlar?
Satranç ustasından olmuş tombalacı, utanç duyuyorlar.
Bu durum onların değil yönetenlerin eksiği. Bu kadar takım boşaltmak bu işin ne dini ne de kitabı. Konsolda oyun oynasan yemin ediyorum toparlayamazsın.
Ellerinde mümkün olduğunca hazır taşlarla rakibe hamle düşünmesi gereken hocalar, çare yok, tombaladan çıkacak taşlardan vezir ya da şah yapmaya çalışacaklar. 
Ama bir gerçek daha var; çıkartmaları gecikip torba ellerinde kalmazsa.
N.Y.

Yazarın diğer yazıları