İÇİMDEN OLUR DEDİM POEPON OLMAZ DEDİ!

Nedret Yıldız

02/11/2019
02
KAS
2019

Giresun’du Keçiören’di...
İşler iyi gitti.
Altı puan yaptık.
Yaptıkta, hep şunu söyledik; “kadro yetersiz hem de hazır değil, bu yolda aldığımız her puan bir altın...”
Bunu sıfır çekerken de dedik, puanları alırken de...
Neden?
Görünen köy kılavuz istemiyordu da ondan!
Hakkını yemeyelim, Osman Hoca geldikten sonra takımı toparladı mı? Toparladı. 
Melih Okutan ağır sakatlıktan sonra beklemediğimiz bir çıkış yaptı mı? Yaptı.
Bunlar artılarımızdı. Ama birde gerçekler vardı ki o da iki maçta biraz toparlanmakla beraber futbol şansımız da bizle beraberdi.
İş Adana maçına geldi,
Maç öncesi;
Bizim Hoca; hazır değiliz ama...  dedi sıraladı; hazır olacağız, aslında iyi takımız, hep ileriye doğru, geriye hiç dönmeden maç boyunca baskılı oynamalıyız...
Diğer Hoca eksiğiz ama... dedi sıraladı; rakip iyi takım, sakat çok, oyuncularımdan kim oynayabilecek bilmiyorum, takımda forvet yok, maçı mutlaka almalıyız...
Her ikisi de temkinli, bahaneliydi ama Adanaspor bulunduğu durum yüzünden hem bizden daha çok yaralı hem de kendi sahasında olmanın kendisine yüklediği başarı mecburiyetindeydi. 
Öyle de oynamaya çalıştı.
Hep içimden, onların baskılı oynayıp gol pozisyonuna gireceğini ama son dakikalarda bir gol bulup kazanacağımızı geçiriyordum. 
Geçirdiğim neredeyse oluyordu, eğer Mustafa Durak’ın “alda at” dediği pozisyonu Poepon gole çevirseydi. Ben kritik golleri yapan forvetleri çok severim, bizim ki geçmişte çok gol attı ama hiç öyle olamadı, bu kritik golü bari ataydı.
Hocanın dediği ve istediği gibi takım hep ileri oynayamadı, bazen yan bile kullanamadan hep geri  dedi. Ne kadar vücut diliyle oyuncularını ileriye itmeye çalışsa da 90 dakika ayakta kalabilmek adına, esas ayarı öğrencileri kendi yaptı, hocaya rağmen arada bir oyunu sahasında kabul etti.
Adanaspor maçı önemliydi. Bu maçı da kazanabilmeyi başarsaydık nerdeyse bizi orta kısma, hatta yukarıya bağlayacak psikolojik sınırı aşmış olacaktık. 
Kendi hocalarının itiraflarını doğrularcasına ellerine geçirdikleri fırsatları acemice harcayan bu yetersiz takıma karşı bu başarılabilirdi ama maalesef olmadı. İş bir sonrakine kaldı.
Dedim ya devreye kadar bir puan fena değil hatta altın değerindedir, hayırlısı...
Şimdi sıra geldi diğer sınava; Bursaspor...
Uzun süre karşı karşıya gelmeyen Türk futbolunun iki duayen takımının bu haftaki maçı hem nefes kesecek hem de bu sezon mücadele edeceğimiz seviyeyi belirleyecek. 
Ondandır; önemli maç...
N.Y.

Yazarın diğer yazıları