Bu sene, küme düşmeyeceğimiz sene

Nedret Yıldız

25/09/2012
25
EYL
2012

   Samsun deplasmanlarını oldum olası sevmem.

   Oynayan sen olursun, bir bakarsın hep kazanan ev sahibi olur.

   Samsun’a giderken, yol boyu sağda solda bir sürü menemenci vardır. Yok, “Ahmet’in Yeri”, yok “Mehmet’in Yeri”. Maç ve haksız yenilgi aklına geldikçe; artık menemenden nefret edersin.

   Samsun’da İyi başladık maça yine. Ama biri ölü toptan, ikincisi kontrataktan olmak üzere iki gol yiyince; “Bir süre daha menemen yemem artık!” dedim kendi kendime.

   Topu biz oynuyoruz, adamlar atıyor. Ama bu olumsuzluğa rağmen beni sevindiren; iki farklı mağlup durumdayken bile, takımın maçı berabereymiş gibi sürdürebilmesi. Buna kısaca “kendine güven” denir. Söz konusu kendini beğenmişlik daha ilk yarı bitmeden iki gol getirmişti bize.

   Bahsetmeden geçemeyeceğim. Şu Djiehoua’yı ilk sahada görünce çok eleştirdim. Ben ne yapayım? Adam o kiloyla futbolcu gibi durmuyordu ki. Kiloları attıkça, futbol hareketliliği de artı. Bugün tepe yaptı diyebilirim. Arkası dönük top tutarak takımını rahatlatırken, gol de attı, asist için kendini de parçaladı. Bunları bir tarafa bırakırsak, en çok neyini seviyorum biliyor musunuz? Maça konsantresini… Adam nefes alır gibi, maçı yaşıyor. Kırk yıllık Bolusporlu gibi savaşıyor. Arkadaşlarını sürekli motive edip, kötü pas alsa bile alkışlayarak gönüllerini alıyor. Çok faydalıydı bugün. Havalarla beraber sahaların da bozulmasıyla, belli ki çok iş yapacak bu koca oğlan.

   Dikkat edin, gol atıyoruz da ha bire gol de yiyoruz. Defans zafiyetimiz devam ediyor. Hadi ilk golü duran toptan yedik ama ikinci gol hızlı atak ve iki pastan… Tamamen duruş hatası… Yazık! İddialı takım bu kadar kolay gol yememeli. Bu zafiyetimizi çalışarak atlatmalıyız.

   “Gol yememeliyiz” deyince, aklıma Eser geldi. Çok şanssız bu kardeşim. Geçen s

Yazarın diğer yazıları