Helal olsun size

Nedret Yıldız

26/11/2012
26
KAS
2012
Zordur istifalar sonrası süreç.
   Derenin ortasında paçaları sıvar, attan inersiniz.
   Artık “Derenin ortasında at değiştirilmez.” lafı geride kalmış; at süvariyi derede bırakıp, karşı kıyıya çoktan geçmiştir.
   Şimdi süvariye yenisi lazım.
   İşin kötüsü; bundan sonra ne at süvariyi tanır, ne de süvari atı.
   Artık her iki taraf da flörtsüz “görücü usulü” evlilik arar.
   Düğün dernek masrafı da işin cabası.
   Ya başlık parası?
   Bir de şimdiye kadar yapılan ikinci ya da üçüncü evliliklerin mutluluk getirmediği de ortadayken.
   Oğlan bizim, ortada bırakamayız ya!
   Ben şöyle haftaya bir baktım. Bizim oğlanla anılan gelinlere de…
   Adı sanı bilinenler, nedense bizim oğlanı istemediler.
   Sanırım ya başlık parasını çok istediler, ya da evlilik sözleşmesini.
   Ama esas sorunun evlilik sözleşmesi olduğunu sanıyorum. Adaylar “Dul adamla evleneceksem, birkaç yılı garantiye almak isterim.” der. Bir de bizim adamın huyundan suyundan korkar. “Ya rezil olursam?” diye düşünür.
   Haklılar mı? Sonuna kadar.
   Bu duygularla gitti takım Urfa’ya.
   Osman Hoca uğurlu…
   Devre boşluklarının kahramanı… Düğün dernek hazırlıkları devam ederken, hazırlar bizim bıçkın oğlanı.
   Maceraya girmez. Neden girsin ki? Yılmaz Hoca da yanında.
   Cafercan yok ise, yerine oynayacak Ali Güzeldal. Zaten yüreğiyle bu takımın ilk forveti Sergey. O da sahada. Buraya kadar tamam…
   Buradan sonrası? Turist edasıyla oynayan Serdar yanında, savaşçı Eser kalede. Aynı şekilde Gencer de Cemil’in yanında… Mahmut’un geçmiş maçlardaki hataları zaten ortada. Cemil demişken, ne de yakışıyor o kaptanlık bandı ona. Hep onda kalmalı. Esas bomba; çalışmayan Cihan ve enişte Engin on sekizin dışında.
    Helal olsun.  
    İşte böyle dengeli ve normal bir kadro sürdü sahaya Osman ve Yılmaz Hoca.
    Yemin edebilirim ki; forma çalışanın sırtında.
    Belki de “Birkaç maçlık geldim.” hissiyatıyla dengeyi mengeyi de pek düşünmediler. Yok “Biri oynamazsa, öbürü; öbürü oymazsa, diğeri darılır.” diye düşünmediler. Tam Bolusporlu gibi. Keşke gelenler de böyle davransa…
    Bir tek takıldığım; benim Abdülaziz Paşa’nın yine sahada olması. Attı birkaç fule, gö
Yazarın diğer yazıları