BİZ İŞİMİZİ YAPALIM DA!..

Nedret Yıldız

22/09/2018
22
EYL
2018

Geçen hafta Altay maçında beşibiryerdeyi tamamlayalım derken yaptığımız yarım puanlık kaza ve Adana’nın deplasmandan bir puanla dönmesinin onlara vermiş olduğu rehavet ya da o puanı taçlandıracak iç saha üç puan isteğinin aşırı motivasyonu nedeniyle yine bir deplasman üç puanı çıkarttık geldik. 

Bu liglerde çıtanız yüksekse, galibiyet alışkanlığınız yavaş yavaş oturmuşsa; arada bir başınıza gelen küçük kazalar sizi bir sonraki dizilere motive eder, ders olur. 

Çıta yükseklerde değil de birde puanla evinize döndüyseniz  çıkacağınız maç mental açıdan çok zordur. Adana takımında olduğu gibi.
Aldığı dersle daha motive olan, “deplasmanda işimi yaptım da geldim” rehavetlisini kayıpsız geçmiş oldu.

Aslında defans hattını oldukça orta sahaya yakın tutarak oyunun oynandığı bölgeyi daraltan rakip; ilk dakikalarda bunda oldukça başarılıydı, oyun kurmamızı engelledi, ileriye oynamak istediğimizde çok pas hatası yapmamızı sağladı. İlerleyen dakikalarda bu inatçı oyunu devam ettirebileceklerini sanmıyordum, beklediğimde oldu. Yavaş yavaş gardını düşüren Adanaspor ilerleyen dakikalarda oyun disiplinini kaybederek Yarenler’in oyununu kabul etmeye başladı. 

Ama kafayı karıştıran şeylerden biri rakibin bu oyunu fiziki olarak devam ettirememesi miydi yoksa gardı düşürenin daha ilk çeyrekte yaptığımız mecburi oyuncu değişikliği miydi? Çünkü yine Melih daha öncelerde olduğu gibi sakatlanan Guido’nun yerine sahada yer aldıktan sonra oyunumuza ciddi hareketlilik getirdi ve sayıyı ikiye çıkaran geçtiğimiz haftalarda yoğun eleştiri alan Mustafa’ya asist yaparak bir anlamda onu da bu hafta kurtarmış oldu. 

Sözleşmesi uzatılarak artık bizim için normal bir sporcudan daha fazla anlam kazanan genç oyuncu Melih’in kulüp menfaati açısından olması gerektiği kadar sahada olması gerekliliğinin altını çizerken formsuz olduklarında Guido ve Mustafa gibi oyunculara gösterilen sabrın sebebini merak etmiyor değilim.

Deli sorulara cevap aramaya neden olmadan Hocanın bu konuda Şenol Güneş gibi olmasını, adil davranmasını, oyuncunun takıma dahil olmasında kimin emeği olursa olsun adil davranarak her oyuncuya eşit uzaklıkta olmasını diliyorum.
Öyle olduğuna inanmasamda, hoca ya da benzer otoritelerin adil olmayan oyuncu takıntıları ilerde oldukça ihtiyacımız olacak birlikteliğe zarar verebilir diyorum. 

Öyleyse de bilinmesi gerekir ki Melih’de bu günlere kadar yaptıkları ve attığı uzun soluk sözleşmeyle artık türbinlerin oyuncusu olmuştur.
Şimdi İstanbulspor maçından kazasız çıkıp zorlu Giresunspor’a karşı ilk defa kendi seyircimiz önünde çoşkulu oynayarak alacağımız galibiyetler bizi ciddi avantajlı duruma getirir. 

Sıralamada hemen altımızda bizi inatla takip eden Demirspor, Gazişehir, Altay, Giresun ve Denizli gibi takımların ne yaptığıyla ilgilenmeden biz sürekli kendi işimize bakarak devam etmeliyiz.
Biz hep kazanalım da onların ne yaptığı hiç önemli değil.
Değil mi?

Yazarın diğer yazıları