İyi ki 17...

Nedret Yıldız

17/12/2018
17
ARA
2018

Geçtiğimiz hafta Meclis kürsüsünden milletvekili, eski milli oyuncu Saffet Sancaklı konuşma yapıyor. Diyor ki “Biz dünya 3.olmuşken, UEFA ve süper kupayı almışken; Porto’ya yenilerek elenen büyük kulübün yöneticisi soyunma odasında büyük alkış aldım, birçok kişi bizi kutladı diyor, bu ne biçim teslimiyetidir?” diye sesleniyor.

Devam ediyor; “Avrupa kupasına talibiz, tanıtım filminde bizi yollarca UEFA’da üst düzeyde temsil eden Şener Erzik yok, ete tuz serpen etçi var, bu ne meret şeydir?” diyor.
Durmuyor; “Bir maçta Lucesku yanıma geldi, sahadaki kadroyu gösterip; bir tane Türk oyuncu var, ben kimi seyredeyim Saffet” dedi diyor. Avrupadan getirdiğimiz, çoğu yedek gençlerle ne kadar milli duygularla sahaya çıkan bir takım yaratabiliriz, bu zihniyet çöktü diye haykırıyor.
Bu hafta Sivasspor’da Emre Kılınç müthiş akıllı bir gol atıyor, gittiğinden beri Umut Maraş Bursaspor’da direk oynayarak müthiş işler yapıyor. 

Beşiktaş seyircisi puan kaybettiği maç sonunda Güven ve Dorukhan’ı alkışlıyor.
Ve Bolusporlularda Mutlu, Hayrullah ve Batuhan’ı...

Hoca maç öncesi ve sonrası beyanatlarında sakatlık ve cezalardan kadro kurmakta zorlandığını, kadronun ancak 17 kişiden oluştuğundan dem vurup “bir puan iyidir” diyor. Diyemiyor ki “bu kadroda ağabeyleri yerine oynayan benim gençler aslanlar gibi oynadı, galibiyeti kaçırdılar.” Ya da kadro tamken bu çocukları görüp formayı teslim edecek cesareti gösteremiyor.
Altınordu maçında sadece futbol vardı. Sadece mücadele ve sonuna kadar spor. Neden? Çoğu rakipte, bizde eskiye göre  fazla genç oyuncu vardı da sahada ondan. Bu kadar mağlubiyetten sonra kendi sahamızda aldığımız berberliğe neden hiç homurtu çıkmadı biliyor musunuz?
Sahaya terinin son damlasına kadar koyan, takımı, şehri için oynayan üç oyuncunun sahadaki varlığı yüzünden. Tabii kurt oyuncu dediğimiz sporcuların azınlıkta olduğu, saygı duyulacak kulüp ve kadro yapısı olan rakibin hakkını da bu konuda vermek lazım.
Görüyoruz ki gelir için heba edilip gidenlerle yetişenleri takımda tutabileceğimiz vizyon ve lige ulaştığımızda gerçek eski Boluspor’a dönüşebiliriz. 

Ankaragücü’nün görevden aldığı İsmail Kartal yönetimine verip veriştiriyor; “bu çocuklar 12 aydır para almıyor, Başkan ve yönetim işini yapsın bizde bizimkini..!” Beşiktaş taraftarı Şenol Hocayı tartışıyor. Şenolcular “Hoca parlattı, kadro kurdu, yönetim sattı, yönetim aldı, Hoca ne yapsın, mali durum ortada...!”

İşte böyle futbol ekonomisinin son hali...
Fenerbahçe düşme potasında, diğer büyükler orta sırada.
Biz?
Bakın hocam ve değerli sporcular; bizde bu dertler var mı? Olmayan nadir takımlardandır Boluspor. Lider Gençlerbirliği süper lig için son kurşununu harcarken, hemen altındaki Denizli gözünü siyasetçi ve il ileri gelenlerine gözünü dikmiş durumda.
Bu rahatlıkla üst üste maç kaybeden, geçen hafta Hatay maçına bu maçtaki cesaretle çıkamayanlar puanları yine orada bırakırken, gençlere verilen şans ve kadro içindeki oyuncuların farklı yerlerde oynatılması zekası takımın tekrar kendine gelmesini sağladı.
Keşke Melih’te sahada olsaydı. 

Buradan sesleniyorum; bu genç oyuncuları profesyonel lige hazırlayacak, ağır sakatlıklardan koruyacak; beslenme, özel antrenman ve psikolojik danışmanlığı e

Yazarın diğer yazıları