Tek forvete tek gol

Nedret Yıldız

26/01/2014
26
OCA
2014

   Diyorlar ki geçen hafta neden yazmadın pas geçtin?

   Doğru, aslında ben maç olamayan haftada da yazarım; tabi yazmaya değer olumlu ya da olumsuz eleştiri yakalarsam.

   Bulamadım ve sonuçta yazmadım.

   Neden diye kendi kendime düşündüğümde, gerekli malzemenin dışarıya verilmediğini gördüm.

   Kulüpten, yönetimden gereksiz ya da gerekli bir açıklama, tartışma yok bu sefer.

   Olmayınca da malzeme olmuyor. Demek ki çok yıpranmamak için yapılması gerekenlerden biri buymuş değil mi?

   O günlerde sadece verilen tek mesaj; futbolcuların geçmişten gelen tüm alacaklarının ödendiği.

   Yani görüntü; bizim ağır hastaya sadece serum takılmış.

   Birde hayırlı olsun ziyaretleri. 

   Çok haber göndermeme rağmen yapamadığım kendi ziyaretimi bir kenara yazdığımı belirtirken, eski başkanların ziyaret görüntülerine bir bakalım.

   Kendine çok yakın birinin, oğlunun önemli bir görevde olduğunu düşünerek Sayın Semercioğlu’nun ziyaretinin bir kenara koyarsak, neredeyse eski yönetimiyle beraber gövde gösterisi yapar gibi misafirliğe giden Sayın Abak ve yalnızlığı tercih eden Sayın Çarıkçı’nın fotoğraf farklılığı dikkat çekici. Biri salona zor sığarken, diğeri sadece başkanlık makamının masasının ucunda… Eski üç başkanın son ziyareti alışılagelmişten çok farklı değil. Bu görüntülerden çıkardığım; Abat yönetiminin tansiyonu çok düşük olsa da nabzının hala içten içe attığı… Dikkat; söz konusu fotoğraflar gelecekteki Boluspor tarihi için oldukça önemli, sonra bunları açarız.

   Gelelim serum yemiş bizim ağır hastaya.

   Hep biliriz ki hastaya serum verildiğinde biraz gözü açılır. Amaç, damar yollarını açtıktan sonra tedavi edici ilaçları mutlaka damarlara bırakmak… Yoksa serumun etkisi çabuk geçer, önce ateş yükselir, sonra ağrılar yeniden başlar.

   Ben geçilecek bay yüzünden Demirspor maçını pek saymadım. Kampın sonunda yapılacak Antep maçını sabırla bekledim. Bekledim ve gördüm; son uzatma dakikalarını da sayarsak on kişi kalmış ligin en kötülerinden bir takımı koskoca altmış dakika yenemeyen bir ev sahibi.

   Transferler iyi niyetli ama yeterli mi? yetersiz.

   Ya Besim Durmuş, o nasıl?

   O da sadece iyi niyetli. E iyi niyetlide, iyi niyet karın doyurmaz ki?

   Hele birde kriz yönetiyorsan… O kriz her hafta giderek pik yapacaksa.

   Bakıyorum hocaya; laflar, sözler oldukça fiyakalı. Bilirim çok ikna edici olur böyleleri.

   Ya sahadaki futbol?

   Hele rakip on kişi kalınca değişmesi gereken ama bir türlü değişmeyen korkak oyun mantığı.

   Kenarda zıp zıp zıplamaya puan verecek olsalar üç puan kesin senin. O enerjiyi oyuncularına vermen daha önemli.

   Kamp yaptın, takımı gördün, sporc

Yazarın diğer yazıları