İŞ SADECE KADER DEĞİL

Nedret Yıldız

02/12/2018
02
ARA
2018

Futbolda iyi sonuç almak; sadece iyi oyuncuyu iyi fiyata alıp, iyi takım kurma becerisi değildir. Başka becerilerde ister.
Son haftalarda alınan kötü sonuçlarla beraber, dışardan sezinlediğimiz bir enerji düşüklüğü de söz konusu.
Hocanın rahatsızlığı, arka arkaya yaşanan sakatlıklar, cezalı duruma düşmeler, sakatlığı geçse de kafada bitmeyen sorunu olanlar, form grafiğinde ki hızlı düşüş...
Dedim ya bu iş alma, kurmayla bitmiyor. İlgi, alaka, bilim, ilim istiyor.
Önce Yusuf Emre kendisinden beklenen yüksek beklentiyi anlamadı ya da ona anlatılmadı ki gelen eleştirileri şahsileştirerek sakatlıktı, cezaydı, psikolojiydi; önce takımını, sonra kendisini cezalandırdı. Halbuki orta sahanın bu kadro yapısında önemli bir oyuncu olduğunu görmeliydi ya da birileri tarafından gösterilmeliydi. Gösterilmeliydi diyorum çünkü kaptanın mental olarak lider gibi hazırlanamadığı görüldü.
Son yıllarda çokça görülen bağ kopmalarının kaç tane genç oyuncumuzun başına geldiğini hatırlayacaksınız. Dün Edim, bu gün Melih, yarın bir başkası.
Bu iş aslında “kas dayanamadı attı” deyiminden çok daha önemli ve sorumluluk yüklü. Futbolcu kendini geliştirdikçe daha çok şeyler yapmak ister. İsterkende vücudunu zorlar. Özellikle genç oyuncular. İşte artan bu zorlamayı karşılayacak beden gelişimini doğru orantılı olarak karşılamak zorundasınız. Antremanla, besinle, dinlenmeyle hatta psikolojiyle.
Yani kısaca kimsenin “dokuz sakatımız var ne yapalım” deme lüksü yoktur. Sorarlar adama “neden?”
Düşen form grafiği, kafada ve vücutta bitmeyen sakatlıklar, yanlış yüklemelerden doğan cezalıklar; hepsi işin doğasında var ama sebep barındırır, kendiliğinden başa gelmez.
Hoca başta olmak üzere altı tane yardımcı çalıştırıcı, işten anlayan, futbolun içinden gelen futbol şube sorumlusu, kadro derinliğini hazırlayan transfer komitesi, yeme, içme, dinlenme ve psikoloji gibi ilim gerektiren konularda hazırlık yapması gereken yönetim; şu anki durumunun maalesef sebeplileri.
Rekabet sadece iyi takım kurmakla gerçekleşmiyor. Kapalı kapılar arkasında görülmeyen dokunuşlarda gerektiriyor.
Demirspor maçı hakkında ne diyeyim? Sakatlık ya da yukarda değindiğim sebeplerle sahaya çıkan kadro iddialı olamayacak kadar vasat bir kadro. Yine de geri dönüş için çabaladılar. Hoca da bu emeğe teşekkür etti maç sonu. Keşke alınan puanlara etseydi.
İş inanın paraların zamanında ödenmesi ya da antrenmanlarda devamlı beşe iki yapmaktan daha çetrefilli.
Biz bilemeyiz ne olup bittiğini. Bildiğimiz ya da dışardan gördüğümüz tek şey işlerin iyi gitmediği. Takım düşüşte ve sakatlıklar bu kadar can sıkıcıyken, yönetme becerisi daha çok öne çıkar.
Ne diyebiliriz?
Gösterin becerilerinizi. Takımı bir an önce toparlayın ve esas toparlanmaya yarayacak devre arasına kadar olan maçlardan alabileceğiniz tüm puanları alarak takımı ikinci yarıya hazırlayın. Öyle sadece beşe ikilerle değil.
Bizim için kolay geçmeyecek, avantajı kaybettiğimiz, bu gün rakibimiz gözüken tüm takımlara deplasmana gideceğimiz bir ikinci yarı.
Ama şu an ki durumdan “kadermiş” deyip rahatlamaktansa biraz yüzünüz kızarmalı.

Yazarın diğer yazıları