19. haftanın ardından

Nedret Yıldız

27/01/2013
27
OCA
2013
“Gitti de geldi üç puan” derken son dakikada el salladı yine gitti.
İlk yarı pas yapalım dedik, onun stresine yenik düştük.
Pas deyince akla sanki yana, geriye gelir.
İleriye oynamak yok.
Rakibin boşluğuna direk top süren zaten hiç yok.
“Hah işte ileriye oynadık” derken top ya arkaya düştü ya da çizgi dışına.
Baktık ki ileriye olmuyor, sonrası al gülüm ver gülüm.
Sanki bize gol zembille inecek.
İnecek diye beklerken, kim derki tam tersine bize frikikle geri gelecek.
Ey gidi Serdar ey; sanki Fener’de ben oynadım.
Soruyorum sana; hangi kaleci barajla kapattırdığı köşeyi korur?
Korursa böyle tek ayaküstünde kalıp ampul gibi gol olur.
Sende bakarsın biz de.
Bir de golü yedikten sonra, barajdaki arkadaşlarına kızıyor gibi atlayıp zıplamaz mısın?
Hadi be sende oradan!
Hafta içi “hoca işi erken bitirecekmiş” dediler,
Dediği gibi çıkmadı.
İlk yarı Alp, Barbaros ikilisi tutmadı.
Ali Güzeldal’ın gezmesi gereken yerlerde Cafercan dolaştı durdu.
İkisi de kaliteli biri bile kulübede olmaz ki!
Hal böyle olunca, konfordan Ali’de kanatlara çekildi.
Bazen forvete geldi, bazen de oyun kurucu gibi stoperlerden top aldı.
Kısaca yerini yadırgadı.
Hakan ve Savaş orta çizgiyi geçmez, sanki kendilerine “çakılı oynayın” denmiş.
Zaten kanatlar çalışmazken, onları ileride gören var mı?
Yok ki yok.
O yok bu yok. Peki, nasıl gol atacağız?
Mucize olacakta öyle…
Geçen hafta olduğu gibi, önceki hafta olduğu gibi, ondan önceki haftalarda olduğu gibi…
Dedik ya “çekirge bir atlar, iki atlar”
İşte ilk yarı böyle ahlarla vahlarla bitti.
Hoca da baktı orta saha böyle olmayacak, Barbaros yerine Cihan’ı aldı.
İskender zaten ligin ilk yarısında şike ithamı sarsıntısındaydı,
Sanki bu sefer de “süper lige gidememe” travmasına girdi.
Cihan gelince yanına, ilk yarıdaki kötü Alp’e bir şeyler oldu.
Ya da Oğuz hoca kendine “cesaretli ol, eski Fenerli Oğuz gibi dikine oyna” dedi.
Cihan ise sanki eski Cihan, belindeki kamyon lastiğini atmış.
Bir ters top Ali’ye hooop penaltı…
Bir de kendine Alp’ten “alda at” misali.
O da boş geçmedi doksana attı.
Sonuç; on beş dakikada 2-1, arkası var mı? hepsi o kadar.
“The End”
Yazarın diğer yazıları