Nasıl olsa sözü aldık!

Nedret Yıldız

10/03/2014
10
MAR
2014

   Daha nikâh kıymamıştık ki eş olmaya aday; büyük laf etti.

   “Ben bu takımı yüzde yüz ligde tutarım!”

   Hani derler ya “büyük lokma yeme, büyük laf söyleme” diye. Ne güzel söylemiş atalarımız.

   Hayatta nefes alma verme dâhil hiçbir şeyin garantisi yok ki. Tersini iddia eden ya da bu iddiaya inanıp hareket eden varsa beri gelsin. O sözü zaten bize ilk notu verdirdi.

   Sonrası malum. Ankara maçından sonra üst sıraları zorlarız imaları, sonra alt yapı hocaları ziyaretime gelmedi nidaları, bu günde öyle penaltı olmaz veryansınları.

   Kaldı dokuz maç, puanımızsa 28.

   Ne almamız lazım; kalan dokuz maçta en az beş galibiyet. Dikkat! Dokuzda beş. Dokuzun beşi içerde, dördü dışarıda… Maraş’ı saymazsak maçların üçü şampiyonluk, dördü düşme, biri ilk altı adayıyla. Yani ligin boyu oldukça kısaldı, kolay maçsa hiç kalmadı, şimdi her yerde hesap kitap başladı.

   Adana maçı olmazsa olmazlardan biriydi. Hele Linyit ve Fethiye sürprizleri bizi iyiden iyiye saçımızı başımızı yolacak hale getirdi. Gemi kaçtı ki ne kaçtı.

   Karşılaşma seyircisiz; görünüşte avantaj. Maç başı, içi ve sonunda yaşananlar sürpriz değil. Levent hoca böyle karşılaşmalara sadece takımıyla hazırlanmaz. Top toplayıcı dâhil tüm camiayla hazırlanır, tansiyonu lehine nasıl yükseltir hesabını kitabını iyi yapar. Demiş ki “biz iyi takım olduk, kalecimiz hiç yere yatmadı” İkincisine katılır, birincisine hiç katılmam. Adana takımı penaltı olmasa sabaha kadar gol atamazdı. Bizde aynı. Adam biliyor, görüyor; Boluspor üzerine gelemiyor. Bir puan zaten cepte, “bir hata yakalarsam, yatar üstüne alırım üç puanı” rahatlığında. Görmediniz mi rahatlığın

Yazarın diğer yazıları