İnadına Boluspor

Fuat Bayramoğlu

19/02/2012
19
ŞUB
2012
Bank Asya 22. Hafta maçlarında kritik bir haftaydı.
Lig lideri Elazığ son anda 3 puan alırken, ikincisi Kasımpaşa evinde Çaykur Rize’ye yenilirken, fikstürde sıralamada komşu olarak yer aldı.
Konya ise Sakarya Spor’u 1–0 yenerek sıralamada 3. lüğe yükseldi.
Biz ise 35 puanla beşinci sıradayız.

Yirmi ikinci haftada,  deplasmandaki Adana Maçı, kendi adımıza çok önem kazanmıştı.

Zamanında Bolumuzda bir dediği iki edilmeyen, Bolu ‘da krallar gibi ağırlanan, parası eksiksiz verilen ve Bolu’dan ayrıldıktan sonra “ En mutsuz sezonumu Bolu’da geçirdim” diyebilmişti Sayın Eriş.
En bereketli(!) sezonunu Bolu da geçiren Sayın Eriş, bu ifadesini destekleyen sebep söyleyememişti.
Yani bir anlamda dostlarını arkadan hançerlemişti.

Kader, Adana sporun hocası Levent Eriş’le de bir anlamda çizgilerimizi Adana ‘da kesiştirirken, esasında bizim açımızdan da “İnadına Boluspor”maçına çıkmıştık.
Evet her zaman,
İnadına Boluspor.
 
Sahaya kendimize güvenerek çıktık esasında.
Korkumuz yoktu.
Ne var ki sanki eksik oyuncularla oynadık Adana’da.
 
17 Şubat Cuma günü Boluspor son idmanda, halı saha da,  çok diri ve çok güçlü görünmüştü. O çalışmada bütün oyuncularımız da çok hırslıydı.

Omar bu maçta farklı bir yapıda görev alsa da, esasında sahada varken yoktu.  
İlk yarı Omar’ın hiç faydası olmadı.
Olmadığı gibi görev yükünü başka arkadaşları almak zorunda kaldı.

17. dakika da Caner’in ve 20. dakika da Kenan’ın şansızlığıyla top filelerle buluşamayınca, skoru lehimize çeviremedik. O pozisyonlarda dizlerimizi dövdük.

İkinci yarı Omar’ın değiştirilmesi kararı doğru olsa da, Aydın da ikinci yarı varlığını göremedik.
Adana defansı ikinci yarı çok rahattı.
Gözlerimiz Veysel Reis’i çok aradı.
0-0 ‘la maç sonuçlanmıştı.

Ferhat çok durgundu. Bu durgunluğunun ve güçsüzlüğünün nedeni mutlaka çözülmelidir.
Kenan ise var ile yok arasında sahadaydı. O da gözlem altında tutulup, güçlenmesi sağlanmalıdır.

Defans bloğumuz ise kusursuzdu.
Atacan’ın maşallahı var. Alp bu maçta süperdi. Veli, Cemil, Hakan, Muhammet bu maçta çok çalıştı.

Veli ise maçlarımızda resmen savaşıyor. İyi ki varlar.
 
Maçın Hakemi Kutluhan Bilgiç’in saç baş yolduran kararları ise komedi filmlerini aratmadı desek yeridir.

Hele o son dakika da, verdiği kararla Onur Bektaş’ı ağlatabilecek kadar ağır bir karar verdi.
Onur’un topa kafasını değil, elini vurduğunu sanarak gösterdiği ikinci sarı kart esasında kendi kalitesizliğinin aynasıydı.
Hakemlerin hata yapabileceğine inanırız.
Bu karar ise hata değil, ekmeğini bu işten kazanan bir delikanlıyı haksız yere atmayı kural sanmasını, futbol cinayet olarak algılarız.
 
 
Maçın 1. Yan hakemi Cevde
Yazarın diğer yazıları