Kara gömlekli hakem

Fuat Bayramoğlu

16/08/2011
16
AĞU
2011
Özel olarak düzenlenen ve de rekabet ortamında gergin geçen futbol turnuvasında, bu turnuvada ücret karşılığı hakemlik yapan kara gömlekli hakemin,
bir pozisyonda verdiği karar nedeniyle saha bir anda karıştı.
Kara gömlekli hakem esasında doğru ve haklı karar vermişti.
Kırmızı kart gören oyuncu saha dışına çıkacağı yerde, hakeme acımasızca saldırdı.
Futbolcunun savurduğu öldüresiye yumruk boşa çıkmıştı.
Tüm gücüyle adaleleri üzerinde sıçrayıp yükselerek hakeme savurduğu tekme de boşa çıkmıştı.
Takım sorumlusu başta olmak üzere sahaya her yönden dalan ve de hak aramak adına(!)adam görünümlülerde kalabalık grup,  
hakeme salya sümük tekme atabilme, yumruk vurabilme telaşındaydılar.
Kara gölekli hakem, her hamleyi savuşturuyor, geri geri kaçıyordu. Ufak tefek darbelere de aldırmıyor, kendini gayri ihtiyari savunuyordu.
Birkaç polis olayları önlemede yetersiz kalacağını anlayınca polislerin eli tabancalarına gitti. Tabancalar çekilip, havaya ateşler edildi. 
Sahaya giren çocuklar ve kendini sorumlu sanan koca koca adamlar o an biricik kıyamadıkları canlarını koruyabilmek için (!) çil yavrusu gibi dağıldılar.
Saha ana baba günü gibiydi. Sahanın ortasında bekleyen hakem triosunu takviye kuvvet kollukları da yetişip korumaya almışlardı.
Orta çağ gladyatörlerinin bir görüntüsü de bu çağda 2009 yılında sergileniyordu. Kendilerini haklı ve güçlü sanan bu şuursuz yumruklar ve de küfürlü diller, saldırmaya hazır şekilde saha dışında da bekliyorlardı.
Kendilerini hak aradığını sananlar küfürlerin her türlüsünü pervasızca koro halinde söylerlerken, toplum psikolojisi içinde harekete geçen şuursuzluk hamleleriyle de, hakeme zarar vermeyi ve verebilmeyi kârdan sanıyorlardı.
Hakemlerin ana, baba, bacı, gardaş, sülalelerine ve kişiliklerine edilmedik küfür kalmadığı gibi birde hırpaladıkları bu kara gömleklileri ele geçirebilseler parçalayacaklardı. Polis kalabalığı dağıtmakta kararlıydı.
İkindi ezanları da bu gürültü içinde okunmaya başladı.
Uğultular, her bir yandan yükselmeye başladı.
xxx
-Zatten ofsaytı ,görememiş ha, satılık bunlar ya……
-İb.e Hakemmmmm !
-Oraya geliriz…
-Ana meydanda Belediyenin önünde bi kaç tanesini sallandıracaksın bunları, bak bi da oluyor mu?
-Anasını….
..gibi ucuz teranelerle ve de yaşları daha çok küçük beyinler, şuursuz kişiler marjinal hareketlere meyillendirilmişti.
Ellerinde taşlarla beklerlerken bu olayları oyunun için de oyuncak olarak algılayıp koşuşuyorlardı minik çocuklar
Polis otosuna bindirilen kara gömlekli hakemler geniş güvenlik önlemleri arasında sahadan uzaklaştırıldı.
Geride kalan nefret ve küfür yanardağından, hâlâ nefretin hakaret lavları ve yakası açılmadık fütursuzca söylenen küfürler duman duman hortluyordu.

xxx
Günün ışıkları semalarımızdan çekilmeye niyet ettiği vakitte,
marketten çıkan kara gömlekli hakem elindeki poşetleriyle hızlı hızlı yol aldı.
Yarım asırlık ahşap dış bahçe kapısından içeri girdi, evin penceresine baktı,
odalarının ışığı yanmıyordu.
Eve girip ahşap merdivenlerden üst kata çıktı.
Kapıyı tıkladı ve edeple odaya girdi. Odanın ışığını açtı.
Işıkla birlikte camın önündeki sedirde saçları ağarmış başı yarı kapalı, yüzünde yalnızlığın duraklarını ve de donukluğunu nakşettiği “annesi”, kapıya doğru hasretle ve umutla baktı.
 Kara gömlekli oğlunun gelişi ile yorgun şakakların fersiz gözleri, zoraki açılan gülümsemeye çalıştı.
Hasretlik dudaklarından zayıf motifli kelimeler döküldü.”Canım Oğlum, hoş geldin!” dedi. Kara gömlekli, elindeki poşetleri bir kenara bırakıp sessizce ilerleyip özlediği eli, hürmetle öpüp yaşlı ve yıllara meydan okuyan yorgun bedeni sarsmadan kucakladı.
Yaşlı kollarda bu kara gömlekliyi sarmaya çalıştı ama pek başarılı olamadı.
Kara gömlekli ana
Yazarın diğer yazıları