Bu takımı birlik beraberlik şampiyon yapar

Vedat Özkan

24/08/2010
24
AĞU
2010

Boluspor büyük umutlarla gittiği Giresun’dan puan çıkaramadı. Aslında herkesin beklentisi 1 değil, 3 puandı. Orada hem taraftarımızla, hem de yöneticilerle yaptığımız konuşmalarda herkes 3 puana inanmıştı.  

Bu karşılaşma için cumartesi gecesi her şeyi bir kenara bırakıp yola çıktık. Kolay değil lige başlıyorsun, hedefler büyük, taraftarın yanında olacak. Yöneticin, basının yanında olacak. Hani diyoruz ya, yönetim, taraftar ve basın. İşte bu üçlü orada olsun güçlü olalım diye, taraftar gibi bizde kılı kırk yararak, düştük yollara. Belki futbolcularımız bizi yanlarında görünce bir fazla koşarlar, bir fazla mücadele ederler, moral bulurlar, dedik. Taraftarımız bizden bir iki cümle haber bekler, onları burada meraklandırmadan haberdar ederiz dedik. İlk maçımız da havamız olsun, şampiyonlukta binde bir ihtimalde olsa orda olmamız gerekiyorsa 700 kilometre yolu çektik. 


Aslında deplasmanlarda insanlar tanıdık yüzler görmeyi çok istiyor. Bir anlıkta olsa gurbette gibi oluyorsunuz. Ama oraya gittikten sonra bir hoş geldiniz, nasılsınız bir ihtiyacınız var mı, geldiniz mi diye birilerinden birkaç tatlı cümlede bekliyorsun. Bu sadece biz gazeteciler için değil taraftarımız içinde öyledir. Bunları Bolu’ya gelen takımlarda daha fazla görüyoruz. Birlik beraberlik bu takımı şampiyon yapar ya da  Barcelona gibi oynarsın, buna gerek kalmaz.  

 


Gelelim maçın analizine;

Gerçekten maça  iyi başladık.  Baskılı oynadık. Ancak, bu iyi ve baskılı oynamamız bizim iyi olduğumuzdan mı, yoksa Giresunspor’un hazır olmadığından mı tartışılır.  Bana göre maçın ilk yarım saatinde iyi oynamamızın sebebi Gireunspor’un kötülüğündendi. Çok iyi hazırlanmadıkları, kadroyu yeni yeni oturtuyor olmalarına karşın Boluspor, daha iyi bir hazırlık dönemi geçirdiğinin semerisini bu zaman diliminde aldı. Bu zamanda sadece 25–30 dakikaydı. Bu dakikalarda golü erken bulduk, ikincisini atabilsek, maç o anda biterdi. İşte o dakikadan sonra ben bir takım için taraftarın ne demek olduğunu bir kez daha anladım. Giresunspor taraftarı öyle bir iç saha baskısı yaptı ki, bizim futbolcuların eli ayağına dolaştı. Olmadık pozisyonlarda ayağa kalktılar, tezahüratları ile ölü takımı adeta dirilttiler. Tüm tribünlerin bir ağızdan söyledikleri marşlar, tezahüratlar yeşil beyazlıların maçı kazanmasına neden oldu. O 30 dakikadan sonra sahada ne yaptığını bilmeyen, topa hakim olmakta zorluk çeken bir kadromuz vardı. Top tekniği çok yüksek oyuncu kadromuz maalesef üç pas yapamadı. Orta sahada Sefa ve Landry gelecek kırmızı kartın haberini ilk yarıda vermişlerdi. Özellikle Landry, ilk devrede sert oyunu ve elle oynadığı pozisyonlarda oyun dışında kalabilirdi. Burada hocamızın Landry’i ikinci yarıda oyuna almayacağını düşünmüştüm ama yanıldım. Tabiî ki ikinci devre 10 kişi kalmamızla birlikte Giresunspor sahada daha üstün göründü. M

Yazarın diğer yazıları