BIRAKIP GİTME SAKIN BENİ

Muharrem Demirel

13/02/2023
13
ŞUB
2023

Kahraman Maraş’ta, enkaz altında kalan evladı Irmak’ın elini bırakmayan, ‘Prensesimi kurtarmak için çıplak ellerimle kazdım’ diyen baba Mesut’un çaresizliğini ifade eden fotoğrafını gördünüz mü?

Eminim ki, gördüğünüz anda, Yeni Türkü Gurubunun söylediği; ’Bana bir masal anlat baba / Anlatırken tut elimi / Uykuya dalıp gitsem bile / Bırakıp gitme sakın beni.’ şarkısı gelmiştir hatırınıza.

‘Bir melek gibi uyuyordu’ diyen baba, yavrusunun elinden tutarken, kim bilir daha neler neler anlattı ona.

***

Deprem görüntülerine şahit olunca, öyle bir duygu seli yaşıyoruz ki, duygularımızı ne kalem yazabiliyor ne de kâğıt anlayabiliyor.

Ciğerlerimiz yanıyor; hıçkırıklar boğazlarımızda düğümleniyor, gözyaşlarımız sel olup akıyor.

İçinde yaşadığımız günler, acılı günler. Bir olmamız, iri olmamız, diri olmamız, kucaklaşmamız gereken günler.

Samimi olanlar kucaklaşıyorlar da yardım için koşuyorlar da.

Ama…

Bir yanda ölçüyü kaçırıp, depremi fırsat bilip saldıranlar var, bir yanda ise ihmalkârlıkları gizlemeye çalışanlar da…

Yazık!

***

Deprem kuşağının üzerinde yaşıyoruz, içinde bulunduğumuz coğrafya bizim kaderimiz; bu doğru!

Ama

‘Kendi ellerinizle, kendinizi tehlikeye atmayın’ (Bakara 195) ve Yüce Allah’ın Peygamber Efendimizin şahsında müminlere buyurduğu ‘Ey iman edenler! Bütün tedbirlerinizi alınız’ (Nisa 71), ‘Başınıza gelecek her felaket, kendi yapıp ettiklerinizin bir ürünüdür’ (Şura 30) ayetlerine ne diyeceğiz.

Tedbirin, takdirin, tevekkülün ne anlama geldiğini bildiğimiz halde, yerle bir olan binaların altında kalan insanlar için ‘Kaderleri buymuş’ diyerek geçiştirecek miyiz?

***

1999 yılında yaşamış olduğumuz depremlerden sonra, ‘Hafızamız zamana yenik düşmesin’ sloganı çıkmıştı ortaya.

Bu felakette yine hepimiz şahit olduk, ne yazıktır ki hafızamız zamana yenik düşmüş.

Para hırsı, insanların gözlerini bürümüş.

‘Boş ver’ anlayışının beraberinde getirdiği denetimsizlik, sorumsuzluk almış başını yürümüş.

***

Bu büyük, hem de çok büyük felaketi, millet olarak yine aşarız, kayıplarımızı geri getiremesek de bu birlik ve beraberlikle yaralarımızı yeniden sarar, yeniden şehirler kurarız.

Ama

Önce, beynimizin kıvrımları arasındaki fay hatlarına yerleşmiş olan siyasi düşmanlıklardan hızla uzaklaşmalıyız.

Uzaklaşmaz isek, deprem gerçeğini unutup, sorumluları, ihmalkârlıkları görmezden gelirsek, hergeledeki güzel öküzler yine hiçbir şey olmamış yaşarlar.

Analar babalar ise enkaz altında kalan kuzularının cansız elini tutarlar.

***

‘Bana bir masal anlat baba / Anlatırken tut elimi / Uykuya dalıp gitsem bile / Bırakıp gitme sakın beni.’ diyen evlatlarımızı, bir elimizle elini tutarak, diğer elimizle de başını okşayarak uyandırmak istiyorsak…

Fikrimiz, zikrimiz ne olursa olsun; analar babalar olarak, önce bizim uyanmamız lazım.

10.02. 2023

Muharrem Demirel

Yorum yazın
İmlası çok bozuk, büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Çok kısa ve konuyu zenginleştirmeyen yorumlar YAYIMLANMAYACAKTIR.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Yazarın diğer yazıları