YERLİ VE YERLİ YERİNDE BOLUSPOR

Mustafa Nuri Gürsoy

25/12/2019
25
ARA
2019

Boluspor kariyerinin en berbat sezonunu yaşıyor.
Sezon başında kariyeri muhteşem!
Evvel-i zamanda Boluspor’un ekonomik şartları noksan diye yanaşılamamış Giray Bulak ile başlanmış,
Dördüncü haftada kendisine yol verilmiş,
Ardından yine kariyeri elle tutulur, gözle görülür! Osman Özköylü ile anlaşılmıştı.
Sonunda anlaşıldı ki;
Bu iş kariyerle falan alakalı değilmiş.
Uzun bir analiz yaparak, teknik heyetleri yerden yere vurma çabası içine girmem.
Yönetim kurulu başkanı Necip Çarıkçı’yı,
Yönetimi,
Sancılı ve tek adayla geçilen kongreyi,
Alınan sonuçları,
Sebep sonuç ilişkilerini yazmama gerek yok.
Bilinen şeylerin tekrarı mahiyetinde olur ki!
Başka şeyler söylemek, farklı bir pencereden bakmak istiyorum.
Zira;
Futbolcuların da artık bu işin patronu olduklarına inanmaya başladım.
Ne yaparsanız yapınız.!
Yani;
Hangi teknik,
Hangi taktik,
Hangi ekonomik,
Hangi motivasyon,
Hangi kondisyon olursa olsun.!
Futbolcu “cık” (saha performansı) dedikten gayri, işler sarpa sarmaya başlıyor.
En son tekmeyi onlar atıyor mealen.!!
Futbolcunun.!!
Hem maddi,
Hem manevi,
Hem teknik, taktik,
Hem de  fiziğini test, kimyasını analiz edemezseniz arzu edilen sonuçları alamazsınız.
Nitekim!
Osman Özköylü; riskini üzerinde taşıyan bir cümle kurmuş; hemen ardından laktat test sonuçlarını kamuoyu önünde açıklamış,
Giray Bulak’a müthiş göndermelerde bulunmuştu.
O da bir fırsatını yaratıp;
Boluspor’da her maçta meydana gelen kas sakatlanmalarına dair, Osman Özköylü için bir soru önergesi verirse hiç şaşırmam.
Zira adamların kafasında Trabzonspor kurdu kaynıyor.
Bolu şehrinin her bir köşesinde ise kazanlar.
Gelen odun atıyor,
Giden odun atıyor.
Geçtiğimiz haftalarda yazdığım bir yazının başlığına “THE END” manşeti atmıştım.
O günden bu yana birkaç yazı daha yazdım.
“İLLÜZYONA DEVAM” falan dedim.
Dokunma/dokundurma diyenler, paylaşımlarını kesenler,
Ateşimizi söndüren kalemler, sırtımıza dokunan dostlar da oldu.
Pilav üstü kuru söyleyenler de.
Bunun yanı ve ardı sıra gördüm ki;
Teknik direktöre verilen itibar,
Futbolcuya gösterilen tolerans,
Boluspor başkanına ve yönetimine gösterilmiyor, gösterilemiyor.
Her ahval ve şeraitte.!
Yönetim istifa.
Necip Çarıkçı istifa.
İstifa söylem ve sloganlar geçen yıl yönetimin kongre kararı aldığı günlerde de atılmış,
Tek adaylı kongrede Necip Çarıkçı yeniden başkan seçilmişti.      
İster genel seçim,
İster yerel,
İster STK,
İster başka bir şey seçimli bir şey olsun.
Seçimle gelen seçimle gitmelidir.
Darbeler dahil, her türlü suni süreç ve yaptırımlara huysuzluğumdan karşıyım!.
La aferin, günü gelmeden gönderdiniz.
Alın size kafadan plaka puanı (14 puan) diyeceğini mi sanıyorsunuz TFF’nin.
Muharrem Demirel’in bir yazısında bahsettiği üzere “baş parmaklar” hep aşağı bakıyor.
Kafamız hep önümüzde.
Hep belimizin altına bakıyoruz.
Buraya kadar okuduklarınızdan Boluspor yönetimini kayırdığım,
Necip Çarıkçı’yı alkışladığım manası çıkmasın.
Necip Çarıkçı, hatasıyla sevabıyla, kendine ait tarzıyla önceki ve gelecek başkanlar gibi Boluspor’un duayen isimlerinden biridir.
Kâmil Bilgihan Beyefendi zamanına varan Boluspor sevdamıza, saygıda kusur etmedim, kurumsalına söz söylemedim.
Mehmet İnceayan, Emin Semercioğlu, Yener Bandakçıoğlu bu hislerimi en yakından bilen isimler.
2022 de Boluspor Başkan adayı olacak kişi de, Boluspor kurumsalına nasıl baktığımı, nasıl bir hissiyat beslediğimi iyi bilen şahsiyetlerden.
Eleştiri mutlak olmalı.
Bunu yapıyoruz/yapmalıyız da.
Ve Fakat..
Boluspor kurumsalına gelecek olan zararı kestiremiyoruz.
Boluspor taşıma suyla değirmen çevirmeye çalışıyor.
TFF Süper, 1.Lig ve bütün kulüplerin yönetimleri zor durumda.
Başkanların tamamı yorgun
Büyük kulüp kalmadı.
Herkes herkesi yenebiliyor.
Dört büyüklerin esamesi yok şu aralar.
Dün Fenerbahçe, bugün Galatasaray sportif başarıya açlar.
Beşiktaş başkanı yorgunum bahanesinde basın açıklamasını kağıttan okuyor.
Başakşehirde herkesin alkışlamaktan ellerinin nasır bağladığı Abdullah Avcı’nın kalitesi sorgulanıyor.
Futbol kalitesi var yemezleri oynuyor.
Teknik heyetler kendi yönetimini bırakmış, karşı kulübün başkanları ile cebelleşmekte.
Gittikleri kurs, aldıkları eğitim aynı olmasına, teknik ve taktik manada yeni bir icat çıkmamasına rağmen,
Kulüpler, her hafta bir teknik adam ile yollarını ayırıyor.
Yine kovulacak, anlaşması fesih edilecek teknik kadrolar yeniden oluşturuluyor.
Bir ritim var ve ben bu ritimden ve biteviye aynı hataların yapılmasından rahatsızım.
Transfere bir hafta kaldı.
Ocak ayı bu işlerle geçilecek.
Boluspor hangi mevkilere transfer yapacak bekleyip göreceğiz.
Ara transfer maliyeti yüksek olacak gibi duruyor.
Zira;
Osman Özköylü’nün istediği oyunu, elindeki oyuncularla oynaması muhtemel görünmüyor.
Olsaydı, laktat testleri milat alınsaydı bu takım buralarda olmazdı.
Osman Özköylü’nün..
Kafasındaki oyun sistemini oyuncularına taktik manada dayatması,
Sistemi için oyuncuların yerlerini sık sık değiştirmesi, zaten hazır olmadığını iddia ettiği takımına fazla sorumluluk yüklemesi ve bağlı kas sakatlıkları,
Takımın alacağı puan ve puanlara mani oldu.
Osman Hoca, ikinci yarı elindeki oyuncu kadrosu ile transfer edilenlere göre bir oyun planlaması içine girerse başarılı olacaktır.
Üç stoperden, üçlü defans bloğu ile sebebi kendinde saklı bir iki önemli ayrıntıyı ikinci yarı dikkate alacağını tahmin ediyorum.
Bazen teknik direktörlerin şablonları değil, futbolcuların genel karakteristik özelliklerini birleştirebilenler başarıyı yakalayabiliyor.
“Küçük Şehrin Büyük Öyküsü” yerel imkânlarla yazılmış, yerel kahramanalar yaratmış bir efsane deyimdir.
Boluspor’un!
Başta taraftarların ve şehrin kıymetli dokunuşlarına ihtiyacı var.
Maalesef yerli bir kaptanımız yok.
Sevgili Bilal Kısa iyi bir çocuk ama onun da ağzı var dili yok.
Dışarıda en fazla mesai harcayan Ali Beykoz’dan başka galiba yerli teknik direktörümüz var mı bilmiyorum.
Kiralık futbolcu gönderiyoruz da, teknik direktör gönderip bu minvalde yetiştiremiyoruz.
İşin kolayına kaçıyor.!
Hemen istifa kurumunun kontağını açıyor,
Arkadan itekleyerek kafa karıştırıyor, motoru çalıştırıyoruz.
Bu gidişle marş motoru yanacak haberimiz dahi olmayacak.
Yerli ve yerli yerinde bir Boluspor için daha çok yolumuz var.

Yazarın diğer yazıları